11.09.2016 // EKİP ARKADAŞI ARIYORUZ!
Sosyal medya hesaplarımızı yürütecek bir ekip arkadaşı arıyoruz. Detaylar şurada: tık.
16.05.2016 // YENİ SATIŞ NOKTALARI!
Satış noktalarımıza yenilerini ekledik, güncel listeye mutlaka bakın.
11.04.2016 // YENİ SATIŞ NOKTASI!
Kocaeli'ye geldik, hoşgeldik. Fırat Kitabevi'nde bizi karşılayabilirsiniz. Ayrıca İzmir Alsancak'ta da üç yeni durağımız var:Pinero Tükkan, Tiryaki Kedi ve Yerdeniz Kitapçısı!
21.03.2016 // YENİ SATIŞ NOKTALARI!
İzmir'de iki yeni satış noktasıyla daha karşınızdayız: Z kitabevi/Alsancak ve Kırkmerdiven Cafe/Karataş. Mart-Nisan sayımızı bu adreslerden koşarak edinebilirsiniz, edininiz.
15.03.2016 // SİTEMİZ YENİLENDİ!
Fark edeceğiniz üzere yeni bir tema ile karşınızdayız. Biraz daha kullanışlı, biraz daha şık ve biraz daha biz olduğunu umuyoruz. İyi kullanımlar!


BP14'te bu kez biraz kalabalık var. Karanlıktalar. Hatta aynalarda saklanıyorlar belki!
 Işıkları kapatın, fenerleri açın. 



Başka Peron Eylül-Ekim sayısı çıktı!

Başka Peron ekibi BP13'ü mutlulukla sunar! Sıcak yaz günlerine bir nebze serinlik, kurumuş ya da kurutulmuş hislere bir damla mavilik, hayatın hengamesine de bir solukluk dinginlik katabilirsek ne mutlu bize. Keyifle okuyun, edebiyatla kalın. 



Başka Peron Temmuz-Ağustos sayısı çıktı!


Oysalar hatırlandı, rağmenler tanındı. Yahut bunların hepsi tekrar yazılabilirdi. 



Başka Peron Mayıs-Haziran sayısı çıktı!


Başka olmayı hep sevdik. Başkaları düşünmeyi, başkaları hayal etmeyi. İsterdik ki başkayı istemek zorunluluk olmasın.

Başka, Aykırı ve Gelecek diyoruz, gerçeklikten kopmayı, geleceği kurgulamayı, yine başka olmayı vaat ediyoruz.


Başka Peron Mart-Nisan sayısı çıktı!

Bu sefer “Dokunma, Soluk ve Tutulma” olarak duyuruyor kapak kelimelerini. Konu aşk bu kez. Ele avuca gelmez bir konu kendisi, malum. Başka Peron da tutamıyor onu, tutmuyor! Aşk her bir sayfada sekerek koşuyor. Bazen ummadık yerlere dokunuyor. Bazen bir solukta geçiyor bazı sayfalarda, bazılarında ise arkasında kalan ne varsa soluveriyor. Tutabilene aşk olsun!

Sayı 10, birinci yılımızda, tekrar ve coşkuyla raflarda!


İki ayda bir çıkarak yayın hayatına devam etme kararı alan Başka Peron'un Kasım-Aralık sayısı raflarda! Katı, Soğuk ve Sancı demiştik, biraz üzecek, biraz ürpertecek; kışa layığıyla merhaba dedirtecek.


Edebiyat deyince burun kıvıran mühendislere, mühendis deyince küçümseyen edebiyatçılara inat Başka Peron devam ediyor, hala.



Başka Peron Ekim sayısı  raflarda.

Birbirinden deli insanların, birbirinden renkli okuyucuları!

Ara verdik, dinlendik, güzelleştik.
Şarap gibi mi?
O kadar sürmedi aslında ama belki de evet şarap gibi.
Bu ay ne mi yaptık? Renklendik efendim. Evet, kendimizi bir kaptırdık, kimse de tutamadı.
Delirdik mi?
Ne münasebet!

Arayın bizi, bulun. Başka Peron Eylül sayısı satış noktalarında, raflarda!

"Bu ay gökten üç elma düştü Başka Peron'a.
İlk elma ekibimizin aklına düştü.
İkinci elma, sayfalarımızın arasına düştü.
Üçüncü elma, elbet size düştü.

Unutmayın, masalların sonu elbet güzel bitiyor."



Ağaç kokulu bir Haziran sayısı ile Başka Peron sizleri bekliyor!





"Zaman geçiyor.
Artıyorsun. Azalıyorsun. Eğiliyor, bükülüyorsun.
Zaman geçiyor. Değişiyorsun."

Başka Peron Mayıs tüm arayışlar ve bulunuşlar için gelsin.


"Uçurtmamız uçsun, özgürlük, özgürlük, özgürlük olsun!"
Başka Peron Nisan sayısı sizinle!

"Bir kaç gün üzüldükten sonra unutma meselesi yine gündeme gelmemeli. İşte bu yüzden sizi memnun etmeyecek bir sayı hazırladık, bütün bu adaletsizliğe, iyi hal indirimine, eşitsizliğe karşı hep beraber direnebilmek adına."

Başka Peron Mart sayısı sizinle!

“Sen kader ağacı değilsin- nedeni bu
Tutkularına bırak kendini
Bir soluk var yaşıyor uzak uzak
Bu daha ölmemişsin demektir”

     Bizi de tutkularımız yola çıkardı. Bu yolculuğa yön veren ise kader değil yalnızca kalemdi. Kimine göre yazmak umut taşımaktı, yazdıklarının ardında buluşmayı ummaktı. Bazısı ise kendini anlatırdı, duymak ve duyurmak isterdi. Kiminin bir yarası vardı ancak yazınca kabuk bağlardı. Ama hepsinin buluştuğu ortak noktada yazmak önemliydi. Yazmak, hiç tanımadığınız kitlelerle buluşmaktı çünkü. Kelimelerin öncülüğünde tanışık hale gelmekti. Cümlelerin peşinden sürükleyip okuyucuya yalnız olmadığını göstermekti, değiştirmekti ve aynı zamanda değişmekti. İşte bizi bir araya getiren de yazmaya dair inancımızdı. Farklı amaçları, değişik zevkleri olan insanlardık tabii ama yazmak birdi, eylemlerin birliğiydi, bir yapandı. “Başka” olan da buydu bizim için, başka olmaya rağmen bir olup ortak bir yolculuğa çıkabilmekti. Yazmak yolculuğumuzdu, buluşma noktamız “Başka Peron” oldu. Sayfaları çevirdiğin andan itibaren elveda yerine merhaba denilen bir yolculuğa sen de dahil olacaksın!

     Gecemizi gündüzümüze kattığımız, türlü emekler verdiğimiz bu ilk sayımızda gördük ki yazılarımız birbirimize çizdiğimiz sınırları kaldırdı. Bu ay, önce kendi duvarlarımızı yıktık; sonra düşüncelere, farklılıklara örülen duvarları bir bir yıkmaya çabaladık. Bu şekilde ardındakilere ulaşılabileceğine inandık ve böylece buluşmuş olduk.

   Şimdi burada, “Başka Peron’da” bir arada olma vakti! Bavulumuza; hayallerimizi, düşüncelerimizi, amaçlarımızı, sözcüklerimizi bir bir dolduralım. Yol açık, bizi bekliyor.

Yola çık!