7 Şubat 2015

Sayı I / Şubat / Duvarlar, Sınırlar ve Ardındakiler


“Sen kader ağacı değilsin- nedeni bu
Tutkularına bırak kendini
Bir soluk var yaşıyor uzak uzak
Bu daha ölmemişsin demektir”

     Bizi de tutkularımız yola çıkardı. Bu yolculuğa yön veren ise kader değil yalnızca kalemdi. Kimine göre yazmak umut taşımaktı, yazdıklarının ardında buluşmayı ummaktı. Bazısı ise kendini anlatırdı, duymak ve duyurmak isterdi. Kiminin bir yarası vardı ancak yazınca kabuk bağlardı. Ama hepsinin buluştuğu ortak noktada yazmak önemliydi. Yazmak, hiç tanımadığınız kitlelerle buluşmaktı çünkü. Kelimelerin öncülüğünde tanışık hale gelmekti. Cümlelerin peşinden sürükleyip okuyucuya yalnız olmadığını göstermekti, değiştirmekti ve aynı zamanda değişmekti. İşte bizi bir araya getiren de yazmaya dair inancımızdı. Farklı amaçları, değişik zevkleri olan insanlardık tabii ama yazmak birdi, eylemlerin birliğiydi, bir yapandı. “Başka” olan da buydu bizim için, başka olmaya rağmen bir olup ortak bir yolculuğa çıkabilmekti. Yazmak yolculuğumuzdu, buluşma noktamız “Başka Peron” oldu. Sayfaları çevirdiğin andan itibaren elveda yerine merhaba denilen bir yolculuğa sen de dahil olacaksın!

     Gecemizi gündüzümüze kattığımız, türlü emekler verdiğimiz bu ilk sayımızda gördük ki yazılarımız birbirimize çizdiğimiz sınırları kaldırdı. Bu ay, önce kendi duvarlarımızı yıktık; sonra düşüncelere, farklılıklara örülen duvarları bir bir yıkmaya çabaladık. Bu şekilde ardındakilere ulaşılabileceğine inandık ve böylece buluşmuş olduk.

   Şimdi burada, “Başka Peron’da” bir arada olma vakti! Bavulumuza; hayallerimizi, düşüncelerimizi, amaçlarımızı, sözcüklerimizi bir bir dolduralım. Yol açık, bizi bekliyor.

Yola çık!